|
Tweet |
Akın ayrıca çiftçinin de zor günler geçirdiğini, şu anda 1 kilogram sütle 1 kilogram yem bile alınamadığını söyledi.
“EZİLEN VATANDAŞIMIZ OLUYOR”
Ülkenin bir buhran yaşadığını, buhranı çözmesi gereken AK Parti iktidarının da ölü taklidi yaptığını, herşeyi görmediğini, duymadığını ve bilmediğini belirten Akın “Şimdi konuyla ilgili bakanlar kalkıyor ve biz büyük bir özveri ile çalışıyoruz diye açıklama yapıyor. Ben buradan bütün Balıkesirli vatandaşlarımıza sormak istiyorum. Fedakarlığı enerjiyi yönetemeyen, ekonomiyi yönetemeyen hatta ülkeyi yönetemeyen iktidar mı yapıyor yoksa bu zamlarla boğuşan, hayat pahalılığı adı altında ezilen vatandaşlarımız mı yapıyor? Burada bir fedakarlık var, bunu da yapan yüce milletimizin ta kendisidir. AK Parti insanlara hiç yanlış bilgi vermesin. Hayat pahalılığı, yoksulluk, faturalar, zamlar milletin belini büktü. Bir de çıktılar gözümüzün içine baka baka fedakarlık yapmaktan bahsediyorlar. Şuanda yaşadığımız da AK Parti iktidarının plansız, programsız, beceriksiz politikalarından bir tanesidir. Enerji arz güvenliği krizi yaşıyoruz şu anda” dedi.
“YANLIŞ POLİTİKA UYGULUYORLAR”
Faturaların zam üstüne zam yapılmasının ardından satın alınabilir, ödenebilir olmaktan çıktığını kaydeden
“Hükümet burada bir kere sınıfta kaldılar. Ardından da sanayide yaşanan doğalgaz, elektrik kesintileriyle üretimin durması tedarik zincirini durduracak. Vatandaşımıza da bu yansıyacak. Üretimin durması demek tek başına yüzde 33 oranında bir maliyet artışı demek. Bu işe böyle bakmak lazım. Vatandaşı yüzde 33’lük bir maliyet artışı ile baş başa bırakıyorlar. Neden? Çünkü planı düzgün yapamadılar, doğalgazda açık var. Şimdi çıkarlar ve bunu da CHP yaptı derler. Bu kadar anlayışları, politikaları zayıf ve öngörüsüz. Bakın bu kriz çözülmez ise ne olur? O zaman sırada ticarethanelerin ve konutların elektriklerinin kesilmesi söz konusu olabilir. Ak Parti iktidarının da arz güvenliğine karşı çözümü bu kafayla, bu mantıkla olduğu sürece benzer durumların ticarethanelerde yaşanabilir diye korkuyoruz. Bununla ilgili de planlarını ve programlarını duymak istiyoruz. Şuanda ülkeyi yönetenler günübirlik planlar ile ülkeyi yönetemezler, zaten yönetemiyorlar da. Uyguladıkları yanlış politikalar ile vatandaşa bedelini ödetemezler. Buna hakları yok. Enerjide arz güvenliğinin sağlanması planlı programlar ile mevcuttur” diye konuştu.
“FATURALAR DÜŞMEDİ”
Akın şöyle devam etti: “Doğalgaz rezervini müjde diye açıkladılar. İnanın ilk tiviti Cumhuriyet Halk Partisi adına ben atarak amasız, fakatsız çok mutlu olduk dedim. Çünkü bu ülkede çıkan 1 metreküp doğalgaz bile bizim değerimizdir, hepimizindir ve bizi mutlu eder. Önemli olan bunun vatandaşa nasıl yansıyacağı diye söyledik. Bunun üzerine “eksen değişecek” dediler o süreçte damadın ekseni değişti, damat gitti. Damat Enerji Bakanıyken çok matah bir şeymiş gibi, çok başarılıymış gibi bir de getirdiler ekonominin başına koydular, damat ekonomiyi de çökertti. Bunları vatandaşlarımızın bilmesi lazımdır Faturalar düşecek dediler, düşmedi. 21 dağıtım bölgesini özelleştirdiler. Dönemin Maliye Bakanı “faturalar düşecek, kayıp-kaçak bitecek” dedi olmadı. En son enflasyon düşecek dediler, şu anda tarihin yükseliş rekorlarını yaşıyoruz. Hiç biri olmadı. Ne oldu? Vatandaşlarımızı faturalarla çarptılar. Eskiden elektrik faturaları çarpardı, şimdi artık AK Parti iktidarı vatandaşlarımızı faturalarla çarpıyor. Bu kabul edilebilecek bir şey değildir. Doğalgazda konutlara yüzde 49 zam yapıldı, sanayiye yüzde 290 zam yapıldı. Bu zam da döndü dolaştı benim Ayşe teyzem Balıkesir’de pazara çıktığı zaman onun filesine yansıdı. Yani çarşıya, pazara yansıdı yine bizim milletimize yüklendi.”
“İÇECEK SÜT BULAMAYACAĞIZ”
akın önümüzdeki 4-5 aylık süreçte süt ve et krizi yaşanacağını kaydetti. Balıkesir süt ve hayvancılığın başşehri olması gerektiğini, gelinen noktada besicilerimiz ve süt üreticilerinin her geçen gün kötüye gittiğini belirten Akın şunları kaydetti: “AK Parti iktidarının seslerine kulak vermesini isteyen süt üreticilerimiz ve besicilerimizde maalesef bıçak kemiğe dayanmış durumdadır. Yem fiyatlarıyla birlikte mazot, gübre gibi girdi fiyatlarının yüksekliği üreticimize de yansıdı. Balıkesir bölgesinde şu dönem topraklar gübresiz ekiliyor. Böylelikle önümüzdeki yıl üretimde büyük sıkıntı olacak ve bu da vatandaşımıza yansıyacaktır. 1 kilogram sütle 1 kilogram yem bile alınamıyor şu anda. Tarım Bakanının yüzüne söyledim. Hiçbir şey bilmiyorsan ki ben bilmediğini düşünüyorum. Tarım Bakanının bu ülkede tarımı bitirmek için gelmiş olan birisi olduğunu düşünüyorum. Tarımı bu kadar bilmeyip, bu kadar tarımın içinde bakanlık yapan biri nasıl olabilir. Bunu da çile çeken, bedel ödeyen çiftçimize, hayvancımızın dikkatine sunuyorum. Dünya genelinde 1 kilo sütle 1,5 kilo yem alınır. Bizim ülkemizde 1 kilo sütle 900 gram bile yem alınmıyor. Hiçbir şey yapamıyorsanız 1 kilo süt ile 1 kilo 350 gram yem alınsın dedik o da yok. Geçen yıl Balıkesir’imizde 20 bin civarında inek kesildi. Ben buradan bu ülkede bakanlık yaptığını düşünen tarım bakanına soruyorum; bu ülkenin süt veren inekleri mezbahaya gidiyor burada senin gözlerin yaşarmıyor mu? Süt üreticileri gözleri yaşararak süt ineklerini mecburen mezbahaya götürüyor. Ülkemizde üreticilerimizin sorunları çözülmediği sürece 4-5 ay sonra ette ve sütte büyük bir kriz yaşanacak. Onun için acilen önlem alınması lazımdır. İçecek süt bulamayız. Kim üretecek bu sütü? Bu insanların işlerini bu kadar zorlaştırırsak üretim yapacak kimse bulamayız. Bizim vatandaşımız, Balıkesirli çiftçimiz, hayvancımız neden kessin süt üreten hayvanı? Yıllardır uyarıyoruz, söylüyoruz ama dinleyen yok.”