|
Tweet |
“Güvenli Gıda Sağlıklı Nesiller”
Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Hüdayi Tanrıkulu trans yağ hakkında bilinmeyenler, yönetmelik değişikliği ile yapılmak istenenler konusunda açıklama yaptı.
Başkan Tanrıkulu trans yağların, et, süt, yumurta ve bunlardan elde edilen hayvansal gıdalarda doğal olarak bulunan ya da gıda endüstrisi tarafından yapay olarak oluşturulan, doymamış yağ grubunda yer alan yağlar olduğunu söyledi. Doğal yollarla hayvansal gıdalar ile alınan trans yağ miktarlarının sınırlı ve sağlık açısından yapay yollarla meydana gelen trans yağlar kadar ciddi bir risk oluşturmadığını vurgulayan Tanrıkulu “Endüstriyel olarak; özellikle sıvı yağların hidrojenle doyurularak daha katı formda margarin üretilmesi esnasında meydana gelirler. Örnek vermek gerekirse; zeytinyağı da doymamış yağlar grubunda yer almaktadır. Ancak sağlık açısından oldukça faydalı, doğal bir yağ olan zeytinyağı ısı, ışık, oksijen, metal yüzeylerle temas gibi durumlarda hızla bozularak yapısı değişmekte, acı bir tat almaktadır. Bu sebeple çabuk bozulup ürünlerde tat değişikliklerine sebep olduğu ve diğer yağlara göre pahalı olduğu için raf ömrü uzun olan hazır gıda sektöründe kullanımı tercih edilmez. Fakat trans yağlar ucuz olması, raf ömürlerinin uzun olması ve diğer yağ çeşitlerine göre uzun süre bozulmadan bekleyebilmeleri açısından özellikle hazır gıda üretiminde sıklıkla kullanılmaktadırlar. Ayrıca tekrar tekrar kullanılabildiklerinden dolayı restoranlarda, fast food zincirlerinde ve cips üretiminde kızartma yağı olarak tercih edilen yağdır. Trans yağların kullanımı, hazır gıda üreten sektör açısından teknolojik olarak avantajlı olmakla beraber belli bir limitin üzerinde tüketildiğinde toplum sağlığı açısından ciddi riskler doğurur. Aşırı trans yağ tüketimi sonunda halk arasında kötü kolesterol olarak bilinen LDL miktarı artar. Böylece iyi kolesterol olarak bilinen HDL’nin oranı azalır. LDL miktarı artınca damar sertliği ve kalp krizi riski artar. Ayrıca artan trans yağ tüketimi sonucunda halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen Tip 2 diyabet hastalığına yakalanma riski de artmaktadır. Yine trans yağ tüketimi sonucunda kadınlarda meme kanseri gibi bazı kanser türlerinin görülme olasılığının arttığını gösteren bilimsel çalışmalar vardır. Bunun yanında aşırı trans yağ tüketiminin çağımızın hastalıklarından birisi olan obezite riskini de arttırabileceği belirtilmiştir” dedi.
Hazır gıda üreten işletmeler, restoranlar, kafeler ve fast food zincirleri gibi yerlerde kızartma yağları başta olmak üzere kullanılan yağların polaritesi ve kalitesi gibi trans yağ açısından risk faktörlerinin çok daha fazla denetlenmesini sağlayacak bir sistem yerine, etiketlerde trans yağın miktar bildirimini yasaklamak orta ve uzun vadede toplum sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğinin altını çizen Tanrıkulu şunları kaydetti: “Ayrıca hâlihazırda piyasada satışa sunulan hazır gıdalarda, etiketler üzerindeki beyanların güvenilirliği açısından yapılan doğrulama analizleri yetersizdir. Trans yağ başta olmak üzere etiket üzerindeki beyanların doğruluğunu teyit etmek için ülke genelinde bir program uygulamak yerine beyanları kısıtlamak tüketicinin gıda hakkında doğru bilgilenmesini engelleyecektir. Günlük hayatımızda maalesef her yaş grubunda artan fast food tarzı hazır gıda tüketiminin toplumda obezite, kalp damar hastalıkları, kanser, diyabet gibi kronik hastalıkları artırdığı ve gelecekte daha da arttıracağı aşikârdır. Bu sebeple gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de gıdalarda bulunabilecek trans yağ miktarı 2% ile sınırlanmak istenmektedir. Ancak 2%’den az miktarda olsa bile trans yağ içeren bir gıdanın etiketinde miktarının açıkça belirtilmesi toplum sağlığı için önemlidir. Bu sebeple Balıkesir Veteriner Hekimler Odası olarak, ‘’Güvenli Gıda, Sağlıklı Nesiller’’ sloganı ile sahada gıda kontrol faaliyetlerini etkin şekilde devam ettiren Bakanlığımızın, etiket beyanlarındaki trans yağ miktarının bildiriminin yasaklanmak istenmesi yanlışından döneceğini ve tüketici tarafında yer alacağını ümit ediyoruz.”