|
Tweet |
Subaşı 28 Şubat darbesini kınadı
28 Şubat’ta Türk Siyasetinin Darbeci-Kara günlerinden biri olarak tarihin sayfalarında yerini aldığını söyleyen AK Parti Milletvekili Yavuz Subaşı 28 Şubatta yapılan MGK toplantısının 9 saat sürdüğünü, MGK’nın, laikliğin Türkiye’de demokrasi ve hukukun teminatı olduğunu sert bir şekilde vurgulayan bir bildiri yayınladığını kaydetti.
Subaşı “28 Şubat 1997’deki MGK kararlarının hükümete bildirildiğini, kararda, laiklik için yasaların uygulanması istendi, tarikatlara bağlı okullar denetlenmeli ve MEBe devredilmeli, 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmeli, Kuran kursları denetlenmeli, Tevhidi Tedrisat uygulanmalı, Tarikatlar kapatılmalı, İrtica nedeniyle ordudan atılanları savunan ve orduyu din düşmanıymış gibi gösteren medya kontrol altına alınmalı, kıyafet kanununa riayet edilmeli, Kurban derileri derneklere verilmemeli, Atatürk aleyhindeki eylemler cezalandırılmalı, deniliyordu. Ama nedense Fetö‘nün okulları ve kurumları görmezden gelinmişti. 4 Mart tarihinde dönemin Başbakanı Merhum Necmettin Erbakan, MGK kararları yumuşatılmazsa imzalamayacağını söyledi ve imzalamadı. 13 Martta Başbakan Necmettin Erbakan, medya tarafından MGK kararlarını imzaladı
şeklinde sunuldu. Bu tarihi kuyruklu yalan ancak 2013’te başlatılan 28 Şubat Post Modern Askeri Darbesi
Davası; soruşturmasında Necmettin Erbakan’ın kararları imzalamadığı MGK tutanakları
incelenerek teyit edildi. Nitekim dönemin gazetecilerinden olan Mehmet Ali Birand da CNN Türk’te katıldığı Cüneyt Özdemir’in programında bu bilgiyi teyit etmiş, kendilerinin (gazetecilerin) kandırıldığını
söylemişti. 28 Şubat’ın başka önemli bir yalanı ise zamanın İçişleri Bakanı, şimdiki İP Genel Başkanı
Meral Akşener’e aitti. Meydanlarda 28 Şubat’a direndim diyen Meral Akşener, kapalı kapılar ardında başta
başörtüsü yasağı olmak üzere tüm yasakları desteklediğini ve uygulayacağını söylüyordu.
21 Mayıs’ta Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, Ülkeyi iç savaşa sürüklediğini söyleyerek, RP’nin kapatılması için dava açtı. Dava sonucu Refah partisi kapatıldı. 10 Haziran da Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkan ve üyeleri Genelkurmay Başkanlığına çağrılarak kendilerine irtica konusunda brifing verildi. 18 Haziran da Necmettin Erbakan başbakanlıktan istifa etti. İstifasının nedeninin başbakanlığı Tansu Çiller’e devretmek olduğunu belirtti. 19 Haziranda Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümet kurma görevini o sırada arkasında
TBMM çoğunluğu olan DYP lideri Tansu Çiller’e vermeyip, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verdi.
İşte 1000 yıl sürecek olacağı iddia edilen 28 Şubat kararları süreci 2000‘li yıllara girdiğimizde hemen 3 yıl sonra unutuldu. 28 Şubat ve benzeri yapılanmalar, bugün CHP ve İP’te yoğunlaşmaktadırlar.
Milletimiz dün, bugün ve yarın bunlara asla geçit vermedi, vermeyecektir. 28 Şubat post modern darbeye maruz kalan Merhum Başkan Necmettin Erbakan’ın dün ölüm yıldönümüydü. Sözlerimin sonunda Merhum Başkanımız Necmettin Erbakan’ı saygı ve rahmetle anıyor, milletçe anti-demokratik güçlere karşı demokrasinin ilke ve gerekleri çerçevesinde mücadele edeceğimizin bilinci ile 28 Şubat darbesini kınıyorum.”
-