BALIKESİ’İN MİLLİ TEPKİSİ
Alparslan AYRAL
Coğrafyamızın, rehavete kapılmayı affetmeyeceği bilinen bir gerçektir Milli meselelerde gevşeklik,
vurdumduymazlık daima büyük felaketlerle sonuçlanmıştır.
Milli mücadele yıllarında emperyalistlerin maşası Yunanistan, milletimizin özgürlüğünü elinden
almak istemiş, 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir ve çevresini işgal etmeye başlamıştır.
Bu saldırılar karşısında Damat Ferit hükümeti, karşı koyma iradesini ortaya koyamamıştır. Ülkemizin
çeşitli yerlerinde yapılan mitinglerle halk tepkisini göstermiş. Ancak protesto ve mitinkiler
emperyalistlerin niyetini değiştirememiştir.
İzmir’in işgal haberini veren telgraf, 16 Mayıs 1919 ‘da Balıkesir belediye başkanı Keçeci Hafız
Mehmet Emin Bey’e ulaştığında Balıkesir halkı, gelişmeler hakkında bilgi edinmek ister. Maarif
müdürü Sabri Bey, Yunanlıların İzmir’i işgal etmesi nedeniyle protesto edilmesi, mitingler tertip
edilmesi ve silahla direnme hareketinin başlatılmasını isteyen telgrafı toplanan vatandaşlara okur.
Halkın milli heyecanı hat safhadadır. Savaşlarda yorgun düşmüş ve yoksullaşmış bir toplum vardır.
Bunları tekrar yurt savunması için örgütlemek, silahlandırmak, cepheye göndermek gerekmektedir.
Belediye meclisi bu bilinçle aynı gün belediyede toplanır. Toplantıya Mehmet Vehbi Bolak da katılır.
Balıkesir’in yerli ailelerinden Mehmet Vehbi Bolak, öğretmenlik yapmış, ilköğretim müfettişliği,
kaymakamlık mevkilerinde bulunmuş,1911’de Osmanlı Meclis-i Mebusanına 2.dönem Karasi
milletvekili seçilmiş tecrübeli bir devlet adamı olarak Balıkesir’de tanınmış saygın bir kişiliği vardır.
Belediye meclis toplantısında konuyu daha etraflı görüşmek üzere halkın da katılacağı genişletilmiş
bir toplantı yapılmasını meclise önerir. Meclis toplantısında Varnalı İsmail Hakkı Bey, Reji müdürü
Nazmi Bey, Kocabıyık Mehmet Efendi de vardır.
Mehmet Bolak Bey’in 16 Mayıs Cuma günü öğleden sonra okuma yurdunda toplantı yapılmasıyla
ilgili teklifi kabul edilir. Toplantıya halkın katılımı sağlanır.
Okuma Yurdunda 16 Mayıs’ta yapılan toplantıyı yönetmek üzere M.Vehbi Bolak başkan seçilir.
Telgrafı Mutasarrıf Hilmi Bey okuduktan sonra M. Vehbi Bolak özetle şöyle der; “Vatan tehlikeye
maruz kalmıştır. İzmir, itilaf devletlerinin izniyle ve hoşgörüsüyle Yunan Ordusu tarafından iki gündür
işgal edilmiştir. Memleketi korumak ve bu konuda görüşlerinizi, almak için burada toplanmış
bulunmaktayız. Her vatandaşı dinleyeceğiz ve gereken yapılacaktır.
Toplantıda, yurt savunmasında yeterli askeri gücümüzün olmaması nedeniyle bazı kişiler, kendi
kendimizi idare edecek noktaya gelinceye kadar Amerika veya İngiltere himayesine girmemizi ister.
Bazı yurtseverler bu mandacılık fikrine karşı çıkarak işgali protesto etmeye ve mitinkiler düzenlemek
gerektiğini savunur.
Leblebici Raşit Efendi, eyleme yönelik düşünce taşımayan bu sözlere arifçe bir tavırla “Düşman
İzmir’e çıkmış. Bunu protesto edelim diyorsunuz. Düşman protestomuzu alınca geri döner mi,
zannediyorsunuz? Bırakın böyle boş lafları. Düşmanı geri döndürecek kuvvet namlunun ucundadır.”
der.
Salondaki konuşmaların ve fikrî tartışmaların sonunda işgalin protesto edilmesi düşüncesini M.Vehbi
Bolak toplantıya katılanların onayına sunar, bu fikir onaylanır, Protesto metnini yazmak üzere on bir
kişilik bir heyet seçilir.
Bu heyette gayrimüslim kişiler de vardır. Bunlar metnin yazılması için belediyede yapılan toplantıya
katılmazlar ve direnişin Türklük ve Yunanlılık davası olduğunu ileri sürerek hazırlanacak metni
imzalamayacaklarını ve bundan sonra yapılacak toplantılara da gelmeyeceklerini bildirmişlerdir.
Müftü Abdullah Efendi, Keçeci Mehmet Emin Efendi, M. Vehbi Bolak Bey, Zarbalı Hulusi Bey,
Marif Müdürü Sabri Bey, Hoca Abddülgafur Efendi, Çıkrıkçıoğlu Ahmet Vehbi Bey’den oluşan heyet
Osmanlı İmparatorluğunun başbakanlık makamına(Sadarete) ve itilaf devletleri temsilcilerine
hazırladıkları protesto telgrafını çekerler. Heyet daha sonra Balıkesir Reddi İlhak Heyeti adını alır.
Heyette bulunan kişiler Okuma Yurdunda yapılan toplantıdan sonra biri aynı akşam diğeri de Hulusi
Bey’in işgal ile ilgili yayılan ve basında çıkan haberlerin kaynağını öğrenmek için Manisa ve
Menemen’e gidip dönmesinden sonra olmak üzere gizli iki toplantı daha yapar.
Heyet, 18 Mayıs 1919’da ikindi vakti Alacamescitte genişletilmiş toplantı yapılmasına karar verir.
Mevlüt okunacağı söylenerek Balıkesir halkının camide toplanması sağlanır. Mevlit okunduktan sonra
M. Vehbi Bolak, ”İzmir’de olan faciaların Balıkesir’in de başına gelmesi yakındır. Bu iş yazıp-
çizmekle, protestolarıyla halledilemez. Yapılacak ilhakı fiilen reddetmek için, bir Reddi İlhak
cemiyeti teşkil edelim. Bu cemiyete girmek her Müslümanın borcudur. Bizim atacağımız her kurşun
Şark ve İslâm âleminin ebedi kurtuluşuna; yoksa atâletimiz, maazallah ebedî esaretine sebep
olacaktır”. der.
Maarif müdürü Sabri Bey’İn ve Reji Müdürü Bey’in yurt savunmasının kaçınılmaz olduğunu belirten
konuşmalarından sonra karar almaya, toplumu bilgilendirmeye, resmi makamlarla iletişime geçecek
41 kişiden oluşan bir heyet oluşturulur. Bu heyete “Balıkesir Yâranı” adı verilir. Bu heyetin çeşitli
görevleri üstlenmeleri ve gelişmeleri takip etmeleri için içlerinden üç komisyon oluştururlar.
Balıkesir’in milli mücadele iradesi çeşitli etkinliklerde anlatılarken nedense 14. Kolordu komutanı
Yusuf Paşa’nın da katıldığı ve yine Alaca Mescit’te 03 Haziran 1919 tarihinde yapılan toplantıdan söz
edilmemektedir.
Bu toplantıda eyleme geçerek silahlı müdafaaya geçilmesi ve düşmanla sıcak temasa geçen
Ayvalık ve Bergama havalisine tamamen gönüllü vatandaşlardan oluşan ve hükümet tarafından
onaylanmamış savaşçı gönderilmesi kararı alınmıştır.
Balıkesir’in direniş hareketinin bir plan içinde yürümesi iaşe temini ve gönüllülerin sevk edilmesi
için yapılacak çalışmaları yönlendirmek ve milli mücadele ruhunu oluşturmak için Kongreler dönemi
başlar.27. 06,1919’da birinci 26-30 Temmuz 1919’ da ikinci,16-27 Eylül 1919’da üçüncü 19-29 Kasım
19190’da dördüncü 10-25 Mart 1920’de beşinci Balıkesir Kongreleri tertip edilir.
Bu kongreleri Üçüncü cumhurbaşkanı şu sözleriyle ifade eder.”…Benim Akhisar Milli Cephesi
Kumandanlığına tayinimi Balıkesir Kongresi yapmıştır. Silah temin etmiş, aylık ödemiş, mevki ve
makamlar tespit ve tespitlerini katiyetle tatbik etmiştir. Asker ve para toplamıştır. Beldede sükûnu
asayişi, adaleti temin etmiştir. Hadiselerin getirdikleri önünde müstakil bir devletin yapacaklarını,
cesaretle, taviz vermeden başarmıştır.”