|
Tweet |
Tek Millet İki Devlet
AK Parti Balıkesir Milletvekili Yavuz Subaşı “Türk Devletlerinin Bağımsızlıklarını Kazanmalarının 30. Yılı, Azerbaycan’ın İkinci Karabağ Savaşı’ndaki Büyük Zaferi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin Açılışının 100. Yılı” vesilesiyle düzenlenen “TÜRK DÜNYASININ DÜNÜ, BUGÜNÜ VE GELECEĞİ” sempozyumunda konuştu.
Azerbaycan’da şehitliği ve millet meclisini de ziyaret eden Subaşı Bakü’de Türkpa Mali Denetim Toplantısına da katıldı. Düzenlenen sempozyuma konuşmacı olarak katılan Milletvekili Subaşı şunları kaydetti “Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarih-Kültürel-gönül ve duygu birlikteliği çok derindir. Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Azerbaycan ebedi gideri Haydar Aliyev Türk dünyasına büyük bir miras bırakmışlardır. Günümüzde bu miras merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in tarihe geçen sözünde olduğu gibi “ TEK MİLLET İKİ DEVLET “ olarak Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev liderliğinde daha da güçlenmektedir. İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif “Girmeden Tefrika Bir Millete Düşman Giremez Toplu Vurdukça Yürekler Onu Top Sindiremez“ diyerek yıllar önce bugünkü birlikteliği adeta müjdeliyordu. Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk 100 yıl önce “Azerbaycan’ın kederi kederimiz sevinci sevincimiz” derken ruh ve gönül birlikteliğini işaret ediyordu. İşte bu birlikteliği nişanesi olarak Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur. 2020 yılı, Kurtuluş Savaşımızı yöneten ve bu özelliği ile Gazi Meclis ünvanını taşıyan Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının da 100. yılıydı. Salgın nedeniyle bu önemli olayı ulusal ve uluslararası düzeyde gerektiği şekilde ele almak imkanı olmadı. Bu bağlamda bugünkü sempozyumda bu tarihi olaya da yer verilmiş olmasını çok isabetli bir karar olarak görüyorum. Türk milletinin kayıtsız şartsız egemenliğine dayalı Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışı ve zor şartlar altında topyekun verilen mücadeleyle “Türkiye Cumhuriyeti Devleti”nin kurulması tüm Türk dünyasını da etkileyen bir dönüm noktası olmuştur. 1919 Amasya Bildirisi ile ilân olunan, Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır parolası, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde de benimsenmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun temel dayanağı olmuştur. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılması ile somutlaşmış ve hayata geçmiştir. Parlamentolar, egemenlik ve milli irade kavramları arasındaki ilişkinin en bariz şekilde ortaya konulduğu ve tüm boyutlarıyla tecelli ettiği mekanlardır. İşte milli egemenliğin tecelligahı olan TBMMde, insanlık tarihindeki en şanlı ve geniş kapsamlı siyasal, askeri ve toplumsal mücadelelerin sonucunda açılmıştır. Türk milletinin uzun soluklu demokrasi ve temsil tarihi içinde, TBMM çok ayrı bir yere sahiptir. Özellikle bağımsızlık mücadelesini yönetme ve kurucu meclis rollerini üstlenen, tam egemenlik, özgürlük ve yeni bir devlet kurma işlevlerini başarıyla bir araya getiren ve bu süreçte siyasal temsilin en güzel örneklerinden birini hayata geçiren TBMM, bugün büyük ve güçlü Türkiye Cumhuriyetinin bu başarısında en büyük paya sahip bir kurumdur. Diğer taraftan içinde bulunduğumuz 2021 yılı, istiklal ve istikbal mücadelesinin en çetin günlerinde Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan ve 12 Mart 1921’de kabul edilen
İstiklal Marşının kabulünün 100. yılıdır. Büyük zorluklarla kazanılmış bağımsızlık mücadelesinin abidevi ifadesi olan İstiklâl Marşı, milli benlik ve kimliğin oluşturulup güçlendirilmesinde büyük bir rol oynamıştır.
Özgürlük, bağımsızlık ve Milli Mücadelenin en önemli belgelerinden biri olan İstiklal Marşının Milli Marş olarak kabul edilişinin 100. yıl dönümü olması münasebetiyle 2021 yılı İstiklal Marşı Yılı olarak kabul edilmiştir. Bir milleti millet yapan özelliklerin tamamına ortak değerler denir. Milli marşlarda her toplumun kendine ait olan ortak değerlerinden biridir. Bayrak ve vatan sevgisinin bir tezahürü olan milli marşlar, milli duyguların en güzel ifade edildiği mısralardır. İşte, İstiklal Marşımız da bizleri her okuduğumuzda yeniden heyecanlandırmakta, milli duygularımıza tercüman olmaktadır. Bağımsızlığımızın sembolü olan İstiklal Marşı Türk milletinin en buhranlı dönemlerinde milletimizin her ferdine güç ve ilham kaynağı olmuştur. Türk milletinin işgalci kuvvetlere karşı verdiği mücadeleye rehber olan İstiklal Marşının her bir satırı büyük bir anlam ve öneme sahiptir. Özünde, vatan, bayrak ve millet sevgisi ön plana çıkmakta, bağımsızlığımızın her ne pahasına olursa olsun mutlaka elde edileceği ifade edilmektedir. Kahramanlık ve inanç duygularının en güzel şekilde işlendiği İstiklal Marşı, taşıdığı anlam sayesinde milletinin duygu ve düşüncelerine tercüman olan, gerek şiir gerekse ezgisi ile dünyada bir eşi ve benzeri daha bulunmayan eşsiz bir milli marştır. Bu yüzden hepimiz, İstiklal Marşımızı hem şiir hem de taşıdığı anlam ile en güzel şekilde öğrenip, anlamını içselleştirerek vatanımızın, ecdadımız tarafından düşman elinden kurtarılarak, nasıl bağımsızlığına kavuşturulduğunu daha iyi anlamak durumundayız. Böylelikle vatanımıza, bayrağımıza ve bağımsızlığımıza olan sevgi ve bağlılığımızı daha üst seviyelere çıkarmış oluruz.”