|
Tweet |
TMMOB Balıkesir İl Koordinasyon Kurulu basın açıklaması yaptı. 6 Şubat depremi ile ilgili açıklamaya Ziraat Mühendisleri Odası Balıkesir Şube Başkanı Gaye Ersoy, Jeofizik mühendisleri odası il temsilciliği Başkanı İrem Gül, Jeoloji Mühendisleri Odası il temsilciliği Başkanı İlknur Çam ve Mimarlar Odası Balıkesir Şube Başkanı Betül Dikici katıldı.
TMMOB yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: “6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli yaşadığımız depremlerin üzerinden üç yıl geçti. Aradan geçen üç yılda acımız azalmadı; yaşadığımız yıkım ise daha da büyüdü. Resmi verilere göre 53 bin 537 yurttaşımızı yitirdiğimiz bu büyük yıkımın sorumluları ise hâlâ gerçek anlamda hesap vermedi. Yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı sevgi, saygı ve özlemle anıyor; yakınlarını kaybeden herkese bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyoruz. TMMOB ve bağlı Odaları, depremin hemen ardından sahada yürüttükleri çalışmalarla bu tabloyu tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Birliğimiz; acil durum değerlendirmelerinden başlayarak yayımladığı raporlarla, yıkımın nedenlerini, ihmaller zincirini ve yapılması gerekenleri bilimsel verilerle kamuoyuna sunmuştur. 6 Şubat Depremlerinin 6. ve 8. aylarına ilişkin durum tespit raporlarımızda, birinci yıl ve ikinci yıl değerlendirme raporlarımızda ortak bir gerçekliğe işaret edilmiştir: Afeti felakete dönüştüren, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin dışlanması; yapı denetiminin piyasaya terk edilmesi ve kamusal sorumluluğun bilinçli biçimde ortadan kaldırılmasıdır. Bu büyük yıkımın ardından çok sayıda dava açılmıştır. Yıkılan binalara ilişkin olarak müteahhitler, yapı sahipleri, teknik uygulama sorumluları ve kimi kamu görevlileri hakkında ceza davaları yürütülmektedir. TMMOB olarak bir kez daha vurguluyoruz: Depreme dayanıklı yerleşim alanları ve güvenli yapılar üretmenin tek yolu; mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin bilimsel ve teknik doğrular temelinde, kamucu bir anlayışla eksiksiz uygulanmasıdır. Kentleşme ve barınma politikaları sermayenin kâr hırsına göre değil, toplumun yaşam hakkına göre belirlenmelidir. Afetlerin bir daha felakete dönüşmemesi için yapı denetim sistemi kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmeli, risk yönetimini esas alan bütünlüklü bir afet politikası hayata geçirilmeli ve meslek odalarının sürece etkin katılımı güvence altına alınmalıdır. Ülkemiz ve yurttaşlarımız bu acıları hak etmiyor. Bilimin, tekniğin ve kamusal sorumluluğun yok sayıldığı bu düzen değişmeden yeni felaketlerin yaşanması kaçınılmazdır. TMMOB, geçmiş birikimiyle bilimi ve tekniği halkın yararına kullanma mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.”