Ören’in Denizi, Şekerci Orhan ve Eski Bir Dostluk
1980’li yıllarda aynı lisede birlikte öğretmenlik yaptığımız eski dostum Hasan Arif Bolat ile geçen gün Balıkesir’de buluştuk. Hasan Hocam uzun yıllar Mersin’de lise müdürlüğü yaptıktan sonra emekli oldu. Şimdilerde yazları Burhaniye Ören’deki yazlığında geçiriyor. Mersin’i çok sevse de "Mersin’in denizi güzel ama Ören’inki bambaşka" diyerek Ören’in havasına ve denizine olan sevgisini her fırsatta dile getiriyor.
Balıkesir’e geldiğinde, adını övgüyle çok sık duyduğu meşhur Şekerci Orhan’ı merak ettiğini söyledi. İki eski dost atlayıp birlikte Şekerci Orhan’ın dükkânına gittik.
Anafartalar Caddesi ve Yeni Çarşı çevresindeki tarihi çarşı kültürünü hâlâ yaşatan Şekerci Orhan, Balıkesir’in en köklü esnaflarından biri. Glikoz şurubu kullanmadan, geleneksel yöntemlerle yaptıkları pancar şekerli akide şekerleri, lokumları gerçekten dedikleri kadar varmış.
Dükkânda Hasan Hocam ile Şekerci Orhan arasında harika bir sohbet başladı. Bir yanda Ören’in güzellikleri, diğer yanda eski usül esnaflık ve şekercilik zanaatı konuşuldu. Bu iki kişinin samimi konuşmaları ve ikram edilen lokumların lezzetiyle unutulmaz, çok keyifli bir gün geçirdik.
BALIKESİR NASIL BİR ŞEHİR?
Bazı şehirler kendini ilk bakışta gösterir. Büyük caddeleri, kalabalık meydanları, yüksek binaları ve hiç durmayan hayatıyla insanın dikkatini hemen çeker. Balıkesir ise biraz daha farklıdır. Kendini göstermek için acele etmez. Onu tanımak, sokaklarında yürümek, çarşılarında dolaşmak, insanlarıyla konuşmak ve çevresindeki ilçeleri keşfetmek gerekir. Balıkesir’in asıl güzelliği de burada ortaya çıkar.
Balıkesir, Türkiye’nin iki farklı denize kıyısı bulunan ender şehirlerinden biridir. Bir tarafında Marmara’nın sakinliği, diğer tarafında Ege’nin sıcaklığı vardır. Ayvalık’ın taş sokaklarından Edremit Körfezi’nin manzarasına, Kazdağları’nın yeşil doğasından Gönen’in bereketli topraklarına kadar şehir, birbirinden farklı güzellikleri aynı sınırlar içinde barındırır. Bu nedenle Balıkesir yalnızca bir şehir merkezinden ibaret değildir; her ilçesinde başka bir hikâye bulunan büyük bir bütündür.
Şehir merkezine geldiğinizde ise Balıkesir’in başka bir yüzüyle karşılaşırsınız. Burada hayat daha sakindir. İnsanlar birbirini tanır, esnaf müşterisini yalnızca alışveriş yapan biri olarak görmez. Çarşıda yapılan kısa bir sohbet, mahallede karşılaşılan tanıdık bir yüz ya da bir dükkândan yükselen yemek kokusu, şehrin kendine özgü sıcaklığını hissettirir. Balıkesir’in güzelliği biraz da bu samimiyettedir.
Balıkesir denildiğinde elbette mutfağından söz etmemek olmaz. Höşmerim, Balıkesir kaymaklısı, Susurluk ayranı ve tostuyla başlayan lezzet dünyası, ilçelere gidildikçe daha da zenginleşir. Zeytinyağı, peynirleri, et ürünleri ve yöresel yemekleri, bu toprakların yalnızca doğal güzellikleriyle değil, mutfak kültürüyle de güçlü olduğunu gösterir. Balıkesir’de sofraya gelen bir yemek, çoğu zaman sadece karın doyurmaz; geçmişten bugüne taşınan bir kültürü de anlatır.
Şehrin doğal güzellikleri ise Balıkesir’i özel kılan en önemli özelliklerden biridir. Kazdağları’nın temiz havası, körfezin maviliği, zeytinliklerin yeşili ve Marmara kıyılarının sakinliği insana şehrin ne kadar zengin bir coğrafyada bulunduğunu hatırlatır. Bir gün deniz kenarında vakit geçirirken başka bir gün ormanların arasında doğayla baş başa kalabilirsiniz. Bu çeşitlilik, Balıkesir’i yaşamak için güzel bir şehir haline getirir.
Fakat bir şehri güzel yapan yalnızca doğası, tarihi veya yemekleri değildir. Bir şehrin gerçek değeri, orada yaşayan insanların şehre kattığı anlamla ortaya çıkar. Balıkesir insanı, çoğu zaman gösterişten uzak, sade ve samimi bir yaşamı tercih eder. Şehirdeki bu sakinlik, dışarıdan gelen birinin de kendini kısa sürede rahat hissetmesini sağlar.
Balıkesir bugün gelişen ve değişen bir şehir. Yeni yollar, yeni yapılar, yeni işletmeler ve değişen şehir hayatı, Balıkesir’in görünümünü her geçen gün farklılaştırıyor. Ancak önemli olan, değişirken kendine ait değerleri kaybetmemesi. Çünkü Balıkesir’i Balıkesir yapan yalnızca bugünün şehir hayatı değil; geçmişten kalan kültürü, mahalleleri, gelenekleri, doğası ve insanlarıdır.
Belki Balıkesir hiçbir zaman kendisini yüksek sesle anlatan şehirlerden biri olmayacak. Buna da ihtiyacı yok. Çünkü Balıkesir’i gerçekten tanıyanlar bilir ki bu şehir, güzelliğini gösterişten değil, sahip olduğu değerlerin bütününden alır.
alıkesir’de bir sabah çarşıya çıkmak, öğleden sonra deniz kenarında olmak, akşam bir esnaf lokantasında yöresel bir yemek yemek ve ertesi gün Kazdağları’nın yollarına düşmek mümkündür. Aynı şehir içinde hem geçmişi hem doğayı hem de modern hayatı görmek mümkündür.
İşte Balıkesir’in en güzel tarafı budur: Herkese verecek başka bir şeyi vardır. Kimi için çocukluğunun geçtiği sokaktır, kimi için denize karşı geçirilen bir yaz akşamıdır, kimi için memleket sofrasıdır, kimi içinse yeni keşfettiği sakin bir köydür.
Balıkesir’i güzel yapan da budur. Burada güzellik kendini zorla kabul ettirmez. Onu fark etmek için biraz yavaşlamak, etrafına bakmak ve şehri gerçekten dinlemek yeterlidir.
-
