BALIKESİR’DE TANIDIĞIM DOST GÖNÜLLÜ İNSANLARDAN
(AV. FEVZİ ŞEN)
Alparslan AYRAL
Hepimiz faniyiz. Ölüm kapıya dayanıncaya kadar çoğumuz bunun farkına bile varamayız.
Ebedî evine kimse; malını- mülkünü, şöhretini götüremez.
Fakat iyi isimle anılabilir veya eserleriyle ölümsüzleşir.
Fevzi Şen Beyi tanıdıktan sonra sohbetlerimiz, fanilik duygusunun idraki içinde insana,
topluma nasıl hizmet etmeli çerçevesinde dolaşmıştır.
Aslında onu yıllar öncesinde hayırsever kuruluşlar içindeki çalışmalarıyla tanıdım.
Müdürlüğümüzün kültürel etkinliklerine katıldığında Balıkesir için yapılacak çalışmalar
üzerine konuşurduk.
Kültürel miraslarımızın korunması ve nesillere aktarılmasını kültür politikalarıyla
gerçekleşeceğini anlatırdı. Balıkesir’in mimari yapılarının, şehir kültürünün gereği gibi
korunamadığından, sahip olunan değerlerimiz konusunda yeterli bilinç oluşturulamadığından
yakınırdı.
Balıkesir’in gelecek tasavvuru konusunda haklı kaygıları vardı. Çünkü Balıkesir’ son elli
yılı içinde kültürel potansiyeli, bireysel ve sosyal kazanımlara dönüştürülememiştir.
Sivil mimari yapılar; konaklar yıkıldı, tarihi yapıların etrafında estetik duyularımızı rahatsız
edici binalar yükseldi ve ata yadigârı tarihi eserler çirkin binalar arasında kayboldu.
Fevzi Bey, şehir hatıralarının teker teker yok olması karşısında üzüldüğünü söyler maddî ve
manevî katkılara hazır olduğunu gönülden dile getirirdi.
Bu hassasiyetin kamu görevlisi ve vatandaş dayanışmasının gerekliliğini ortaya koyması
bakımından bir zamanlar kültür kenti, şadırvanlar diyarı diye anılan Balıkesir için önemi
vardır.
Şehir estetiğinin kaybolmaması, her seviyedeki insanın sorumlu olması gereken varlık
nedenlerimizdendir.
Bilindiği gibi geçmişinden güç, ilham almayan geleceğin kurulması mümkün değildir. Bunu
her sohbetimizde dile getiren Fevzi Bey’in vakıf ve derneklerinin kuruluşuna öncülük etmesi
de önemli hizmetlerindendir.
Fikirleriyle çeşitli katkılarıyla bu kuruluşlarda başkan ve yönetici olmayı başkasına
bırakmış; emek harcayanları desteklemiştir. Sessizce hizmet etmeyi tercih etmiştir.
Toplumsal ilerlemenin ve çağdaşlaşmanın gerekleri konusunda hukukçu olarak görüşleri
değerlidir. Demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarındaki duyarlıklarından onu tanıyan
herkes etkilenmiştir.
Samimi, güler yüzlü hoşgörülü yaklaşımlarıyla, bulunduğu ortama seviyeli bir renk katan
Fevzi Bey, başarılı avukatların yetişmesinde emeği vardır.
Balıkesir’in sosyal, kültürel ve siyasî, hayatına değer katmak, gelişmesini sağlamak
yönündeki çalışmalarda Fevzi Bey, sadece bir avukat olarak değil iş adamı olarak da gönüllü
olmuştur.
Adaletin önemi konusunda dile getirdiği fikirler, tecrübe yoğunluğunu göstermektedir.
Kırmadan dökmeden gelişmeleri sorgulayan tarafı, onun geniş çevre edinmesini sağlamıştır.
Kendisine ve diğer degerli hukukçulara ait seçkin dosyalardan oluşan “Hukuk Dosyaları
Müzesini gerçekleştirdiği takdirde örneği olmayan önemli bir hizmet başarılmış olacaktır. Bu
müzeden sadece hukukçular faydalanmayacak, müze Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki
şer’iyye sicilleri gibi Balıkesir’in geçmişindeki sos-ekonomik ve kültürel hayatına ışık
tutacaktır.
Gelecekte Balıkesir’in tarihinde iz bırakacaklar arasında anılacağına inandığım değerli
hukukçu ağabeyimize sağlık, huzur ve esenlik dolu nice yıllar dilerim.