SERVET MEHTERBAŞIOĞLU’NUN MISRALAŞAN DÜNYASI
Alparslan AYRAL
Döneminde gazeteci, yazar şair olarak anılan Servet Mehterbaşıoğlu 1927 Van
doğumludur.
Seksenli yılların başında Balıkesir’de tanıştığım hoşsohbet ve derin kültür birikimi olan
şair, mütevazi kimliği şiirlerinin temaları ve biçimiyle Türk edebiyatında yerini almıştır.
Baba mesleği matbaacılığı sürdürürken birçok dergi ve gazetelerde güncel konular ile
ilgili fıkra ve edebi yazılar yayımlamış bir yandan da “arkadaşa Nail Başıbüyük ile Van’da
“İki Nisan isimli “gazeteyi çıkarmıştır.
Seksen altı sayfalık “Gurbet Akşamları” isimli şiir kitabında aşk, vatan sevgisi, inanç,
vefa gibi çeşitli temaları işlemiştir.
Şairin Kadir gecesi, sabah namazında camiden çıkarken teröristler tarafından sırtından
kalleşçe kurşunlanarak 31 yaşında şehit edilen oğlu Nazım için yazdığı şiir, şehit ana ve
babaların duygularını anlatır.
Mübarek kadir gecesinde
Kadrini bildi Yaradan
Lütfetti şehitlik Rütbesini
Fanilik çıktı aradan.
Bir hain el pusuda tetiği çekti,
Kalleşçe vurdular arkadan
…..
Büyük acılar yaşayan şair, şiirlerinde imgelerle okuyucuyu kendi duygu dünyasına
çekmektedir. Gurbet temasını anlatan hece ölçüsüyle yazılmış şiirinde soyut hisler, bir tablo
gibi verilmiştir. Gurbet ve gurbetlik duygusunu tabiat ögeleri içinde anlatırken iç dünyasını
betimler gibidir. Gurbet duygusunu teşhis sanatıyla derinleştirir.
……
Yoksa hazan mı geldi, nerede bahar çağlar
Zalim felek hoş gördü çektiğim günahları
Ben sizlere haykırdım, içimdeki ahları
Siz de mi garipsiniz ey gurbet akşamları
……
Şair, hece ölçüsüyle yazdığı “Akşamlar “isimli şiirinde söyleyiş ve ses zenginliği
bakımından gündelik kelimeleri şiirleştirmektedir. Dizelerde geçen kelimelerin
çağrışımlarının oluşturduğu çok anlamlılık okuyucuyu zengin imgeler dünyasına çekmektedir.
Verilmek istenen mesaj, ses unsurları içinde şairin sorgulayıcı dünyasını yansıtmaktadır.
…….
Ah, akşamlar akşamlar
Nerede o mesut çağlar
Bazan derinden ağlar
Sorarım günahımı
Mehterbaşıoğlu, ülkemizin huzuru için birlik ve beraberliğin önemine değinir. Modern
Türkiye’nin gerçekleşmesinde ortak amacın uzlaşı kültürüyle gerçekleşeceğini vurgular.
Yiğitlik duygusunu erlik hamuru benzetmesiyle vererek kavrama şemsiye görevini yükler.
Toplayıcı, birleştirici ve kaynaştırıcı olamaya farklı bölgeler, coğrafyalar engel değildir.
…
Biz serhat çocuğuyuz
Mayamızda erlik hamuru
Sen Uzunköprü’den ben Van’dan olsak ne çıkar
Modern toprakta bütünleşir her duygu
Şairin kimi şiirlerinde vatan sevgisi ele alınırken bir yandan da vatanı kaybetme
tedirginliğini yaşar. Vatanı bir bütün olarak görür. Toprak, Malazgirt’ten bu yana Türk
milletinin azim ve kararıyla vatanlaşmıştır. Gerektiğinde malımızla, canımızla vatanı korumak
bir ibadettir. Vatana bağlılığı her türlü değerin üzerinde görür.
……..
Alparslan’ının ruhundan fışkıran gurura bak
Bayrağımın üstünde parlayan nura bak
Tarih zaman ve mekân susmuş bütün asuman
Kâinat yıkılır da, tek sarsılmaz iman
……
“30 Ağustos Şehitlerine “başlıklı şiirinde şehit olmanın bir onur olduğunu Allah katında
şehitlerin değer kazandığını belirtir. Konusunu tarihten alan şiirlerinde belirgin bir lirizm
görülür. Bunda hayatını serhat şehrinde geçirmesinin ve şehrin tarihi, kültürel dokusunun ve
savaş hatıralarının etkisi vardır.
…….
Sakarya’da, İnönü’de can veren şehitler
Ey, bugün için çarpışan, kan döken yiğitler
Ey, zaferden zafere şanlar götüren ordu
Mehmed’in gözbebeği kadar mukaddes yurdu
Hürriyet ve namusun için öldüğün gün de
Tarih huşu içinde eğiliyor önünde
25 Nisan 1987 tarihinde aramızdan ayrılan Mehterbaşıoğlu ömrünü ülkemiz için yazarak geçirmiş seçkin bir şahsiyettir. Onun gazeteciliği, şairliği, Van’a hizmetleri akademik bir çalışmayla ele alınıp nesillere aktarılacak boyutta ve değerdedir.