Dirençli Migren mi, Yoksa Yanlış Teşhis mi?
Prof. Dr. Nilay ŞAHİN
Balıkesir Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı
www.drnilaysahin.com
Baş ağrısı, modern dünyanın en yaygın ama bir o kadar da hafife alınan sağlık sorunlarından biri. Birçoğumuz "yine migrenim tuttu" diyerek bir ağrı kesiciyle günü kurtarmaya çalışıyoruz. Ancak bazen o ağrılar ne ilaçlara yanıt veriyor ne de yakamızı bırakıyor. Peki, tıp dünyasında "dirençli" veya "tedaviye yanıt vermeyen" olarak adlandırılan bu ağır migren tablosunun arkasında gerçekten ne yatıyor?
Geçtiğimiz günlerde Avrupa’daki 15 büyük baş ağrısı merkezinde yürütülen ve yaklaşık 700 migren hastasının verilerini inceleyen çok merkezli, prestijli bir araştırmanın sonuçları yayımlandı. Bu çarpıcı çalışma, baş ağrısı çeken hastaların tanı süreçlerine ve düştüğümüz "yanlış teşhis" tuzaklarına çok önemli bir ışık tutuyor.
Gelin, bu güncel bilimsel verilerin mutfağına birlikte bakalım ve kendimize şu soruyu soralım: Ağrımızın nedeni gerçekten migren mi, yoksa faturayı yanlış yere mi kesiyoruz?
MR ve Tomografi Çılgınlığı: Gerçekten Gerekli mi?
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, migreni daha şiddetli ve tedaviye dirençli olan hastaların, diğer hastalara kıyasla çok daha fazla tetkikten geçtiğini gösteriyor.
Sonuçlar adeta bir "görüntüleme çılgınlığını" gözler önüne seriyor:
Kuşkusuz, dirençli bir baş ağrısında altta yatan başka bir nörolojik nedeni dışlamak için beyin görüntülemesi hayati önem taşır. Ancak veriler gösteriyor ki, hastalık süresi uzadıkça, migren kronikleştikçe ya da aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrıları geliştikçe tetkik sayıları kontrolsüzce katlanıyor. Oysa çoğu zaman, ardı ardına çekilen bu temiz MR'lar hastanın ağrısına yeni bir çözüm sunmuyor.
En Büyük Tuzak: Boyun Fıtığı ve Sinüzit Yanılgısı!
Gelelim madalyonun diğer yüzüne... Araştırma, baş ağrısı çeken her 4 hastadan birinin (%28) hayatının bir döneminde en az bir kez yanlış teşhis aldığını ortaya koyuyor. İşin en acı tarafı ise, ağrısı "hafif" veya "henüz dirençli hale gelmemiş" olan hastaların, tedavisi en zor olan "refrakter (tam dirençli)" hastalara göre çok daha fazla yanlış teşhise maruz kalması.
Peki, migren en çok hangi hastalıklarla karıştırılıyor? Sıralama oldukça tanıdık:
Bu Veriler Bize Ne Anlatıyor?
Eğer tedavisi zor, dirençli bir migreniniz varsa, hekiminizin sizi daha yakın takibe alması ve ileri tetkikler istemesi son derece doğaldır. Ancak eğer ağrılarınız yeni başladıysa ya da henüz "dirençli" evreye geçmediyse, önünüze hemen koyulan "sinüzitsin" ya da "boyundandır" teşhislerine karşı biraz temkinli yaklaşmakta fayda var.
Baş ağrısı sadece bir semptomdur ve doğru yönetilmediğinde hastayı doktor doktor gezdiren, gereksiz radyasyona maruz bırakan bir labirente dönüşebilir. Çözüm; her ağrıda yeni bir MR çektirmek değil; hastayı bir bütün olarak ele alan, multidisipliner yaklaşıma sahip baş ağrısı uzmanlarıyla doğru ve sabırlı bir yol yürümektir.
Unutmayın, doğru tedavi ancak doğru teşhisle başlar. Sağlıklı ve baş ağrısız günler dilerim.