HUZURSUZ BACAK SENDROMU ÇOK MODA!
Prof. Dr. Nilay ŞAHİN
Balıkesir Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı
Profdrnilaysahin-instagram
Huzursuz bacak sendromu son yıllarda çok tanı koyulan bir hastalık haline geldi. Hatta hastalarım bile ilk görüşmemizde ne şikayetin var dediğimde huzursuz bacağım var diye şikayet başlıyor. Gerçekten bu hastalık adında ki gibi insanın huzurunu bozan bir durumdur. Çünkü bu durum sıklıkla geceleri insanları
uykusundan uyandıran ve bir süre sonra uyku bozukluğuna da yol açan bir hastalıktır. Peki nedir bu böyle ki gece bizi uyandırıyor? Bu hastalık kişinin özellikle geceleri bacaklarında hissettiği karıncalanma, ağrı, huzursuzluk gibi şikayetler sonucu bacaklarını hareket ettirme istediği geliştiren bir durumdur.
Hatta bu sadece bacaklarla da sınırlı değildir, benzer şikayetler kollarda da olabilir. Vücutta ürperme, kaşınma, ezilme, yanma ve bazen de krampta huzursuzluğa eşlik edebilir. Kişide karşı konulamaz bir bacak ve nadiren de kol hareket ettirme ihtiyacı vardır. Saydığımız bu şikayetler kişi de çok hafifte olabilir, ağır da. Maalesef bu şikayetler özellikle geceleri artış göstermekte ve bu da kişinin gece uykusunu bölerek durumu daha da zor bir hale getirmektedir. Peki hep gece mi olur? Hayır ama genellikle gece olur, gün içinde de istirahat
veya uzanıp dinlenmek istediğiniz de şikayetleriniz başlayabilir. Yani özetle huzursuz bacak sendromu demek için; genellikle hareketsiz olduğunuzda ve uzun süre oturduğunuzda şikayetlerinizin başlayıp bacakları
hareket ettirdiğinde azalması ve hatta bacakları sürekli hareket ettirme istediğinin olmasıdır.
Sabahın erken saatlerinde belirgin bir semptomsuz dönem ile geceleri semptomların kötüleşmesi—Uykuya dalmakta ve uykuyu sürdürmekte zorluk çekebilirsiniz. Ayrıca, uykunuz olaylar veya aktivite nedeniyle daha da azalırsa, semptomların kötüleştiğini de fark edebilirsiniz.
Kimlerde ve niye görülür diye sorarsanız işte cevabı. Sıklıkla orta yaştaki kadınlarda görülen bu hastalık nadirde olsa çocuklarda da görülebilir. Her 10 kişiden birinde karşımıza çıkabiliyor. Hastalığın altında genetik büyük bir rol oynamaktadır. Elbette genetik dışında da nedenleri var. Bunlar arasında sayabileceklerimiz; demir eksikliği, Parkinson hastalığı, karaciğer problemleri, şeker hastalığı, bazı antidepresan ilaçlar, alerji ilaçları, gebelik, iltahaplı romatizmal hastalıklar durumudur.
Tanıyı koymak için mutlaka detaylı bir sorgulama, muayene ve bazı kan testleri yapılmalıdır. Bazen EMG dediğimiz sinir ölçüm testi yapmakta gerekebilir. Tanıyı koyduktan sonra da tedavi planlamasına geçelim şimdi. Tedavide mutlaka düzenli bir egzersiz programı, uykunun düzene sokulması (belli saatlerde yatağa gitmek), kahve, alkol ve sigara tüketimini azaltmak yer almalıdır. Bunlar yanında yapılacak bacak masajı, sıcak veya soğuk uygulamalar tedavinin başarısını arttırmaktadır. Elbette tedavide ilaçlarında önemli bir yeri
vardır. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki maalesef her zaman verilen tedavilere yanıt alınamayabilir. Bu durumlarda da hastanın mutlaka tedavisine devam edilmelidir.
Hepinize huzurlu, güzel ve rahat uykulu günler dilerim.
-