KALP HASTASI OLANLAR: AKDENİZ DİYETİNİ DUYDUNUZ MU?
Prof. Dr. Nilay Şahin
Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon
Anabilim Dalı
www.profdrnilaysahin.com
profdrnilaysahin-instagram
Evet gerçekten benim sevdiğim bir diyet çeşidi olan akdeniz diyeti iltahaplı romatolojik hastalıklarda çok önerilen bir diyettir. Yapılan yeni çalışmalarda bu diyetin ayrıca kalp hastalığı olanlarda da başarılı bir tedavi destekçisi olabileceği bildirilmiştir. Bu yepyeni çalışmanın detaylarını ben de bu haftaki köşe yazında
sizlerle paylaşmak istedim.
Kalp damarlarında sorunu olan çok sayıda hastanın katıldığı bu çalışmada bir gurup katılımcıya Akdeniz diyeti bir gruba ise düşük yağlı diyet verilerek bunun damarlar üzerine olan etkileri incelenmiştir. Burada amaç var olan kalp damar hastalığının daha fazla ilerlemesini engellemek olmuştur. Gerçekten de hepimiz
şunu biliyoruz ki yaşam tarzı ve beslenme şeklimiz kalbimizi oldukça etkilemektedir. Peki Akdeniz diyeti yapan hastalar ne yedi, ne içti ve ne kadar süre bu diyeti yaptı derseniz işte cevabı. Meyve, sebze, kepekli tahıllar, balık ve kuruyemiş açısından zengin bir diyet içeren Akdeniz diyetinde çok fazla kırmızı ete yer verilmemektedir. Bir grup hasta bu diyeti uygularken bir gruba ise yağ oranı düşük, kompleks karbonhidratlardan zengin bir diyet uygulanmıştır. Her iki grupta düzenli olarak diyeti 5 yıl yaptılar. Ve 5. yılın sonunda Akdeniz diyeti
yapanların damarlarının daralmasında azalma tespit edilirken düşük yağ ve karbonhidratı diyeti yapan grubun ise yapılan damar incelemelerinde bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucu özet olarak Akdeniz
diyetinin klinik olarak faydalarının yüksek olduğu ve bu diyeti yapanların uzun yıllar damarlarını daha iyi koruduğu şeklinde olmuştur. Hatta bu diyeti yapanların bir yılın sonunda bile damarlarındaki hücrelerin daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Bunların yanında Akdeniz diyeti yapan ve özellikle kolesterolü yüksek olanların kolesterol seviyelerinde de azalma olduğu görülmüştür. Bunun aksine düşük yağlı beslenmenin ise bu etkileri yapmadığı tespit edilmiştir. Tabii ki elde edilen bu başarılı sonuçlar kişilerin sadece kalp damarlarını
iyileştirmekle kalmayıp ayrıca bunun bir sonucu olarak kişilerin daha sağlıklı ve canlı olmasına destek olduğu, kalp krizi ve felç dahil olmak üzere pek çok kronik hastalığın riskini azalttığının da altını çizmekte fayda vardır.
Sonuç olarak kalp hastalıklarında doğru beslenmenin tedaviye büyük bir katkısı olduğunu unutmamalıyız. Sadece ilaç tedavisinin yetersiz olduğunun bilinmesi önemlidir.
Hayatın tadına sağlıklı beslenerek varılabileceği bir gerçek…