Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü uyku rahatsızlığında bölgede referans merkez ve uyku sorunu olan hastaların tedavisinde rol oynuyor. Hastalar tedavi sonrasında CPAP cihazı ile bebekler gibi uyuyor.
“KOAH HASTALIĞINI SİGARA VE
TÜTÜN ÜRÜNLERİ TETİKLİYOR”
Köşe Yazarımız, Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilay Şahin bu haftaki yazısında Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurhan Sarıoğlu oldu.
Konuğumuz Prof. Dr. Nurhan Sarıoğlu Göğüs Hastalıkları konusunda vatandaşları bilgilendirdi, bölümün yaptığı çalışmaları, tedavileri ve uygulamaları aktardı.
“UYKU APNESİ HASTALIĞINDA BÖLGENİN
REFERANS MERKEZİYİZ”
Prof. Dr. Nilay Şahin: “Balıkesirliler sizin bölümünüzde hangi tedavileri oluyor. İlgili olduğunuz alanlar nelerdir? Bir de hocam uyku apnesi ile ilgili bilgi verir misiniz?
Prof. Dr. Nuran Sarıoğlu: “Bizim hastalarımız daha çok yaşlı nüfus. Yaşlı nüfusta hava yolu hastalıkları çok görülüyor, bunlar arasında astım, alerjik hastalıklar (bu grup geçlerde de görülüyor), bronşit, KOAH, zatürre, akciğer sertleşmesi, uyku apnesi, akciğer enfeksiyonları, akciğer nodülleri, kanser araştırması gibi çeşitli hastalıklara bakıyoruz, bu anlamda Balıkesir Üniversitesi olarak referans konumundayız. Poliklinik ve yataklı servis hizmetlerine ek olarak bir adet solunum ve alerji laboratuvarımız, bronkoskopi ünitemiz ve uyku laboratuvarımız mevcut. Hasta hizmetlerine ek olarak Tıp Fakültesi öğrencilerimiz ve asistanlarımızın yetişmesi için de gayret gösteriyoruz. Uyku laboratuvarımızda uykuyla ilgili çok ciddi problem yaşayan hastalarımıza yardımcı oluyoruz. Uyku apnesi dediğimizde uykuda horlama, nefes durması, bazen boğulur gibi olup uyanma, gündüzleri uyku hali belirtileri ile kendini gösteriyor. Bu şikayetler ile gelen hastalarımız uyku testi için uyku laboratuvarımızda yatırıyoruz. Uyku apnenin teşhis ve tedavisi için gerekli müdahaleleri yapıyoruz. Kulak Burun Boğaz bölümünden horlama şikayeti ile gönderilen çok hastamız oluyor. Bazı hastaların çözümünde ortak hareket ediyoruz. Uyku apnesi çok görülüyor, diyabete eş değer sıklıkta diyebiliriz. Kardiyolojiden de bu konuda hastamız geliyor. Uyku apnesi olan kişilerde gece boyunca tekrarlayan nefes durmaları ve düşük oksijen seviyesi ertesi gün yorgun uyanmaya ve ileri dönemde kalp ve hayati organlarda hasarlanmaya neden oluyor. Yeterli ve derin uyku uyuyamadıkları için vücut kendini yenileyemiyor. Yüksek tansiyon kalp ritim bozuklukları günlük aktivitelerde zorlanma, konsantasyon güçlüğü gelişebiliyor. Hastalar tedavi olduktan sonra bebek gibi uyudum diyorlar. Özellikle eşler horlamadan rahatsız ve ilk farkeden onlar. Uyku apnesi anlamında referans merkez olduğumuz için çözülemeyen uyku sorunları, CPAP cihazlarında sorun yaşayan hastaları tekrar değerlendiriyoruz ve çözüme kavuşturuyoruz. ” dedi.
“DİFÜZYON TESTİ İLE HASTALARIMIZ BAŞKA ŞEHİRLERE GİTMİYOR?
Prof. Dr. Nilay Şahin: Akciğer hastalıkları nelerdir?
Prof. Dr. Nurhan Sarıoğlu: “3 aydan fazla öksürük rahatsızlığı olanlar, nefes darlığı, kuru öksürük, çabuk yorulma olan hastalar bölümümüze başvurmalılar. Akciğer sertliği olabilir. Akciğer sertleşmesi bu tür belirtilerle kendini gösteriyor. Bu hastaların tanısında akciğer tomografisi, kan tetkikleri ve en önemlisi Karbonmonoksit Difüzyon ölçüm testi ile ilerliyoruz. Bu test olmadığı için hastalar başka illere gidiyorlardı ancak şu anda bunu ortadan kaldırdık. Uygun hastalara yapılan tetkikler sonrasında tedavi başlıyoruz ve belli aralıklarla takiplerini yapıyoruz. Difüzyon testi tanı ve takipte çok önemli.
“KOAH’I ÖNEMSEYİN, ERKEN HAREKETE GEÇİN”
Prof. Dr. Nilay Şahin: KOAH nedir? Tedavisi nasıldır?
Prof. Dr. Nurhan Sarıoğlu: “KOAH; nefes darlığı, öksürük, balgam gibi şikayetler ile ortaya çıkan, tedavi edilebilir ve önlenebilir bir hastalıktır. Balıkesir’de de KOAH yaygın, 40 yaş üstünde görülüyor. Tüm Dünya’da ölüm nedenlerinde de KOAH 3. sırada yer alıyor. Her yıl Dünya’da 3 milyon KOAH hastalığına bağlı ölüm olduğu tahmin ediliyor. Kronik bir hastalık olduğu için sürekli takipli hastalarımız var. Bu yılki Dünya KOAH günü sloganı “Nefes hayattır erken harekete geç” diyoruz. Nasıl KOAH’tan şüphelenelim? Sigara içen 40 yaş üstü bireyler nefes darlığı çabuk yorulma, göğüste hırıltı, öksürük, balgam şikayetleri varsa doktora başvurmalılar. KOAH için en önemli risk faktörü sigara ve tütün ürünleri. Elektronik sigaralar da zararlı, masum değil. İnce sigaralar da zararlı. Hava kirliliği de bu hastalığa etken. Tozlu işlerde çalışan ve maden işçileri riskli olan gruplar. İç ortam kirliliği olarak da evlerde odun, kömür, soba yakılması sayabiliriz. Genetik ve çevresel çok faktör KOAH hastalığına zemin hazırlıyor. KOAH hastalığında teşhis için nefes testi gerekiyor. KOAH ileri dönemde yaşam kalitesini çok bozan bir hastalık. Nefes alamamak kadar kötü bir şey yok. Nefes hayattır. Nefes açıcı ilaçlar tedavinin temelidir, bunun yanında grip ve zatürre aşıları da yapılmalı. Tabi ki sigara bırakma olmadan iyileşme mümkün değil. Sigara ve tüm tütün ürünlerinden uzak durulmalı. KOAH hastalarına fiziksel hareketleri de önemsiyoruz, bu hastaların yaşamdan kopmamaları gerekiyor, hiçbir şey yapamayan hastalara günlük 20 dakika yürüyüş, evden çıkamayan hastalara da nefes egzersizi öneriyoruz” diye konuştu
“ASTIM HASTALARI İLAÇLARINI DÜZENLİ KULLANMALI”
Prof. Dr. Nilay Şahin: “Astım hakkında da biraz bilgilendire bilirmisiniz?
Prof. Dr. Nurhan Sarıoğlu: “ Astımda da nefes darlığı hırıltı gibi semptomlar olur ancak yakınmalar zaman içinde değişkenlik gösterir. Bazen çok iyi dönemler bazen de kötü dönemler olabilir. Mevsim geçişleri, viral enfeksiyonlar, alerjenler tetikler. Alerjik astımlı bireylerde polen alerjisi olanlarda ilkbaharda şikâyetler artabilir. Bu hastalarımız nefes yoluyla alınan kortizon içeren ilaçları düzenli kullanmalı ve hekim kontrolünde olmalıdır. Bunun yanında ağır astım hastaları için aylık biyolojik aşı tedavileri var. Ağır astım hastalarının da takip edildiği bir merkez konumundayız. İl dışından gelen çok hastamız var” dedi.